Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kısaca DEHB, çocukluk çağının en sık görülen nöropsikiyatrik bozukluklarından biridir. Dikkat süresinde kısalma, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile karakterize edilir. Okul çağı çocuklarının yaklaşık yüzde beş ila yedisini etkiler ve erkeklerde kızlara göre daha sık görülür. DEHB, tedavi edilmezse akademik, sosyal ve duygusal alanlarda ciddi güçlüklere yol açabilir.
DEHB Belirtileri Nelerdir?
DEHB üç ana belirti kümesinden oluşur: dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik. Her çocukta bu belirtilerin ağırlığı farklı olabilir. Bazı çocuklarda dikkat eksikliği belirtileri ön plandayken, diğerlerinde hiperaktivite daha belirgin olabilir. Birçok çocukta her üç belirti kümesi bir arada görülür.
Dikkat eksikliği belirtileri arasında göreve odaklanmada güçlük, detayları kaçırma, talimatları takip edememe ve görevleri tamamlayamama yer alır. Bu çocuklar dalgın görünür, sık sık eşyalarını kaybeder ve organize olmakta zorlanırlar. Ders dinlerken veya kitap okurken çabuk sıkılır ve dikkatlerini başka şeylere verirler.
Hiperaktivite belirtileri aşırı hareketlilik şeklinde kendini gösterir. Bu çocuklar yerlerinde duramazlar, sürekli kıpırdanır, koşturur veya tırmanırlar. Sessiz oturmaları gereken ortamlarda zorlanırlar. Aşırı konuşma ve sürekli hareket halinde olma tipiktir. Sanki bir motor tarafından sürülüyormuş gibi görünürler.
Dürtüsellik belirtileri ise düşünmeden hareket etme şeklinde ortaya çıkar. Sırasını bekleyememe, başkalarının sözünü kesme ve cevapları patlatma sık görülür. Sonuçlarını düşünmeden riskli davranışlarda bulunabilirler. Sabırsızlık ve engellenme toleransının düşük olması karakteristiktir.
DEHB Nasıl Tanı Konulur?
DEHB tanısı klinik değerlendirmeye dayanır. Belirtilerin en az altı aydır sürmesi ve birden fazla ortamda görülmesi gerekir. Sadece evde veya sadece okulda görülen belirtiler DEHB tanısı için yeterli değildir. Belirtiler yedi yaşından önce başlamış olmalı ve günlük işlevselliği bozmalıdır.
Tanı için çocuk psikiyatristi veya çocuk ve ergen psikiyatristiyle görüşme gerekir. Aile ve öğretmenlerden bilgi alınır. Standardize değerlendirme ölçekleri kullanılır. Dikkat testleri ve nöropsikolojik testler tanıya yardımcı olabilir. Ancak tek başına hiçbir test DEHB tanısı koyamaz.
Ayırıcı tanı önemlidir çünkü birçok durum DEHB'yi taklit edebilir. Uyku bozuklukları, tiroid hastalıkları, anksiyete, depresyon ve öğrenme güçlükleri benzer belirtilere neden olabilir. Görme veya işitme sorunları da dikkat güçlüğü olarak yanlış yorumlanabilir. Kapsamlı değerlendirme bu durumların ekarte edilmesini sağlar.
DEHB Neden Olur?
DEHB'nin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir. DEHB güçlü bir kalıtsal bileşene sahiptir. Ebeveynlerden birinde DEHB varsa çocukta görülme riski belirgin şekilde artar. İkiz çalışmaları genetik katkının yüzde yetmiş ila seksen civarında olduğunu göstermiştir.
Beyin görüntüleme çalışmaları, DEHB olan çocuklarda beynin belirli bölgelerinde farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Prefrontal korteks ve bazal ganglionlarda hacim ve aktivite farklılıkları saptanmıştır. Bu bölgeler dikkat, dürtü kontrolü ve planlama işlevlerinde kritik rol oynar. Dopamin ve norepinefrin sistemlerindeki düzensizlikler de DEHB ile ilişkilendirilmiştir.
Çevresel risk faktörleri arasında gebelikte sigara ve alkol kullanımı, düşük doğum ağırlığı, prematüre doğum ve erken çocuklukta kurşuna maruz kalma sayılabilir. Ancak bunlar tek başına DEHB'ye neden olmaz, genetik yatkınlıkla birlikte risk artırır.
DEHB Tedavi Yöntemleri
DEHB tedavisinde çok yönlü yaklaşım en etkili stratejidir. Tedavi planı çocuğun yaşına, belirtilerin şiddetine ve aile tercihlerine göre bireyselleştirilir. İlaç tedavisi, davranışsal müdahaleler, eğitimsel destek ve aile eğitimi tedavinin temel bileşenleridir.
İlaç tedavisi DEHB'de oldukça etkilidir. Psikostimülan ilaçlar birinci basamak tedavi olarak kullanılır. Metilfenidat ve amfetamin türevleri en sık reçete edilen ilaçlardır. Bu ilaçlar dopamin ve norepinefrin düzeylerini düzenleyerek dikkat ve dürtü kontrolünü iyileştirir. Çocukların büyük çoğunluğunda belirgin fayda sağlar.
Non-stimülan ilaçlar, stimülanların etkisiz kaldığı veya yan etkileri tolere edilemediği durumlarda kullanılır. Atomoksetin en bilinen non-stimülan ilaçtır. Bazı antidepresanlar ve alfa agonistler de tedavide kullanılabilir. İlaç seçimi ve dozajı uzman hekim tarafından belirlenmeli ve düzenli takip yapılmalıdır.
Davranışsal ve Psikososyal Müdahaleler
Davranışsal tedaviler DEHB yönetiminde önemli bir yer tutar. Ebeveyn eğitimi, ebeveynlere çocuklarının davranışlarını yönetme becerileri kazandırır. Tutarlı kurallar, olumlu pekiştirme, ödül sistemleri ve etkili disiplin stratejileri öğretilir. Bu yaklaşımlar özellikle okul öncesi çağ çocuklarında ilaç tedavisine tercih edilebilir.
Bilişsel davranışçı terapi, daha büyük çocuklarda ve ergenlerde faydalı olabilir. Problem çözme becerileri, öfke yönetimi ve sosyal beceri eğitimi tedavinin parçası olabilir. Koçluk ve organizasyon becerileri eğitimi akademik başarıyı destekler.
Okul düzenlemeleri DEHB'li çocuklar için kritik öneme sahiptir. Sınıfın önünde oturma, dikkat dağıtıcılardan uzaklaştırma, görevlerin küçük parçalara bölünmesi ve ek süre tanınması yararlı olabilir. Bireyselleştirilmiş eğitim programları bazı çocuklar için gereklidir. Öğretmenlerle işbirliği başarı için önemlidir.
Ailelere Öneriler
DEHB'li bir çocuk yetiştirmek zorlayıcı olabilir. Ailelerin sabırlı ve tutarlı olması önemlidir. Olumlu odaklanmak, çocuğun güçlü yanlarını desteklemek motivasyonu artırır. Rutinler ve yapılandırılmış ortam DEHB'li çocuklar için yararlıdır. Net kurallar ve beklentiler açıkça ifade edilmelidir.
Fiziksel aktivite DEHB belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir. Spor ve oyun oynamak enerji boşalmasını sağlar ve konsantrasyonu artırabilir. Yeterli uyku çok önemlidir çünkü uyku eksikliği belirtileri kötüleştirir. Ekran süresinin sınırlandırılması da önerilmektedir.
Aile desteği ve öz bakım da göz ardı edilmemelidir. Destek gruplarına katılmak deneyim paylaşımı sağlar. Ebeveynlerin kendi ihtiyaçlarına da dikkat etmesi tükenmişliği önler. DEHB uzun vadeli bir durumdur ancak uygun destek ve tedavi ile çocuklar başarılı ve mutlu yaşamlar sürebilirler.
DEHB'nin Uzun Vadeli Seyri
DEHB çocukluk çağıyla sınırlı değildir. Belirtilerin bir kısmı ergenlik ve yetişkinlikte devam edebilir. Hiperaktivite genellikle yaşla azalırken, dikkat güçlükleri ve dürtüsellik daha kalıcı olabilir. Erken tanı ve tedavi uzun vadeli sonuçları iyileştirir. Tedavi edilmemiş DEHB, okul başarısızlığı, kaza riski, madde kullanımı ve ilişki sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir. Ancak uygun destekle DEHB'li bireyler kariyer ve kişisel yaşamlarında başarılı olabilirler.